• Eyl
  • 28
  • 2010

Mete olmak için sporu bıraktım, rejim yaptı

Mete olmak için sporu bıraktım, rejim yaptı

Aras Bulut İymenli, dizideki rol için bir hayli hazırlanmış.

Kanal D’nin yeni sezondaki en iddialı yapımlarından “Öyle Bir Geçer Zaman ki”, 14 Eylül’de ekrana gelmeye başladı. Akarsu ailesinin büyük oğlu Mete’yi canlandıran Aras Bulut İynemli, başarılı performansıyla tüm dikkatleri üzerine çekti. “En fırlama arkadaşlarım bile beni izleyince duygulanmış” diyen genç oyuncu, rolüne nasıl hazırlandığını anlattı.

Hürriyet’e konuşan İymenli, “Ben 20 yaşındayım. Ama Mete lise öğrencisi. Spor yapıyordum, daha küçük göstermek için bıraktım. Rejim yaparak dört kilo verdim. Saçlarımı da değiştirdim. 60 ve 70’li yıllarla ilgili internette birçok araştırma yaptım. Annem ve babam da çok yardımcı oldu, merak ettiklerimi onlara da sordum” dedi.

Kategori: Haberler | Yorum Yap »
  • Eyl
  • 27
  • 2010

Öpüşürken utanıyorum

Öyle Bir Geçer Zaman Ki’nin kaptanı Ali’si Erkan Petekkaya, öpüşme sahneleri çekilirken çok utandığını söyledi.Posta gazetesine konuşan Petekkaya; “Öpüşme sahnelerinde kadınla erkek arasında elektriklenme falan olmuyor. Yastığa gerek yok yani. Etrafınızda 50 tane kocaman spot yanıyor. Çevrenizde 100 kişi var. Kameramanların yanı sıra herkes size bakıyor. Böyle bir ortamda akla cinsellik mi, romantizm mi gelir? Aksine o sahnelerde voltajımız sıfıra düşüyor. Bizim işimiz bu. Gibi yapmak… O sırada da öpüşür gibi, sevişir gibi yapıyoruz” dedi.

Kategori: Haberler | Yorum Yap »
  • Eyl
  • 24
  • 2010

Öyle Bir Geçer Zaman Ki 3.Bölüm Özeti

Evde kıyamet kopuyor

Kanal D’nin, başrollerini Erkan Petekkaya, Ayça Bingöl, Wilma Elles, Yıldız Çağrı Atiksoy, Farah Zeynep Abdullah, Aras Bulut İynemli, Emir Berke Zincidi, Meral Çetinkaya ve Mete Horozoğlu’nun paylaştıkları “Öyle Bir Geçer Zaman Ki” adlı dizisi, bu akşam da temposu yüksek, duygu yüklü bir bölümle ekrana geliyor.

Bütün aile mektubu ve Carolin’i öğrenir. Evde kıyamet kopar.
Ali evi terk eder. Carolin ise İstanbul’dadır!

Hasefe Hanım’ın bambaşka niyetle önayak olduğu aile yemeği felaketle sonuçlanır. Carolin’in Ali’ye yazdığı aşk mektubu Osman’ın minik ellerinden sofraya bomba gibi düşmüştür. Uğradıkları şokun ardından yaşanan sessizlik Berrin’in babasını suçlamasıyla fırtınaya dönüşür. Berrin, Mete ve Ali arasında yaşanan şiddete gözyaşlarıyla tanık olan Osman’ın küçük yüreği pişmanlıkla sıkışır. Babası evi terk etmiştir, hem de onun yüzünden. Bu arada İstanbul’a inen Carolin, Ali’ye ulaşmanın yollarını arar. Bulur da. Ali’nin sığınacağı yeni limanı bir otel odasında kendisini beklemektedir. Berrin’in okulda olmadığı haberi herkesi endişelendirir. Ahmet gece yarısı soluğu mahallede alır. Aylin’in aklı dans ettiği Soner’dedir. Evde yaşanan olayla öfkesi giderek büyüyen Mete ‘nin okulda Necati ile hesaplaşması büyük olur.
Gözü yollarda babasını bekleyen Osman, sonunda bir hastane odasında da olsa aileyi bir araya getirir ama bu çok da uzun sürecek bir kavuşma olmayacaktır. Gururunu ailesi için hiçe sayarak Ali’ye giden Cemile, sürpriz bir karşılaşma yaşayacak ve hiç akılda olmayan bir işe kalkışacaktır.

  • Eyl
  • 21
  • 2010

İşte Ali Kaptan’ın Hollandalı aşkı

İşte Ali Kaptan’ın Hollandalı aşkı

Denizci Ali Akarsu’nun Hollandalı Carolin’le yaşadığı yasak aşkı anlatan Kanal D’nin yeni dizisi “Öyle Bir Geçer Zaman ki”, geçtiğimiz hafta ekrana gelmeye başladı. İlk bölümde güzelliği kadar başarılı performansıyla da dikkat çeken Alman oyuncu Wilma Elles’le buluşup, hem rolünü hem de İstanbul’u nasıl bulduğunu konuştuk.

Merhaba, nasılsınız?

- Merhaba, iyiyim. Ya siz? (Türkçe konuşuyor)

Ben de iyiyim, teşekkür ederim. Madem Türkçe konuştunuz, ilk olarak dilimizi öğrenmeye nasıl başladığınızı sorayım…

- İki ay önce “Türk Usulü” adlı bir filmde rol aldım. Canlandırdığım karakter İngilizce konuşuyordu ama az da olsa Türkçe konuştuğu sahneler vardı. Türkçe’yi o film için öğrenmeye başladım.

“Öyle Bir Geçer Zaman ki”de de Türkçe konuşuyorsunuz. Dizinin ilk bölümü geçtiğimiz hafta yayınlandı, siz seyrettiniz mi?

- Tabii, izledim. Çok eğlenceliydi o gün. Ekiple yemekte buluştuk, hem kutlama yaptık hem de diziyi izledik. Türkçe konuşmak çok zor aslında. Kendini ekranda görünce, bunun hakkında konuşmak daha da zor…

Peki arkadaşlarınızın, ailenizin tepkileri ne oldu? Nasıl bulmuşlar diziyi ve rolünüzü?

- Rolümü çok sevdiklerini söylediler. Diziyi de çok sevmişler. Her şeyin çok kaliteli olduğunu söylediler.

Sizce Carolin, Ali’nin peşinden İstanbul’a gelir mi?

- Carolin’in gelecek bölümlerde neler yapacağını pek bilmiyorum açıkçası. Bence İstanbul’a gelecek ve Ali’yi elde edebilmek için yapabileceği her şeyi deneyecek.

Nasıl biri Carolin, bize biraz onu anlatır mısınız?

- Carolin’in bir amacı var. Ve şu an sadece hedefine kilitlenmiş durumda. Onu elde edebilmek için de her şeyi yapabilir. Bunun için zekasını ve dişiliğini kullanıyor, stratejiler geliştiriyor. Gerçekten çok ilginç bir karakter.

ONDAN ÖĞRENECEĞİM ÇOK ŞEY VAR

Onunla ortak yönleriniz var mı?

- Ben çok duygusalım ve onun kadar akıllı değilim! (Gülüyor) Bazen onun gibi olmayı isterdim diyorum, çünkü gerçekten çok fazla iyi niyetli, dürüst ve kalbi açık bir insanım. Herkese yüreğimi açıyorum, bunun sonucunda da üzülebiliyorum. Carolin çok akıllı bir kadın, ondan öğreneceğim çok şey var.

Siz evli bir adama aşık olsaydınız, nasıl davranırdınız?

- Onun mutlu olmasını isterdim. Sırf ben onu seviyorum diye hayatını değiştirmesini istemezdim ve bu nedenle büyük ihtimalle ondan uzak dururdum. Evlendiğinizde büyük bir karar vermiş oluyorsunuz ve bir ömür boyunca eşinizin yanında olmak için yemin ediyorsunuz. Bu da yapmanız gereken şey zaten. Belki sizin için başka bir seçenek daha vardır; sizin için iyi olan başka birisi…

Bu arada dizi için bir süredir Türkiye’de yaşıyorsunuz, diziden sonra da burada kalmak ister misiniz?

- Olabilir tabii, bilemiyorum… Hayat beni nereye çağırırsa, oraya giderim. Belki Alaska’ya giderim, belki de başka bir yere. İstanbul’u da çok sevdim, eğer her şey yolunda giderse neden burada yaşamayayım?

Peki, Köln’den sonra İstanbul’daki yaşamı nasıl buldunuz?

- İstanbul’u çok seviyorum, burada olmak gerekten çok güzel. İstanbul’un manzarası bana çok ilham veriyor. Büyük duygular oluşturuyor bu şehir bende. Çok büyük ve tarihi bir şehir. Anlam yüklü…

Etrafı dolaşma şansınız oldu mu?

- Evet, birçok yere gittim. Sultan Ahmet Camii, Dolmabahçe Sarayı ve Kapalıçarşı’yı gezdim, bazı müzelere gittim, gemi turu yaptım. Ekip arkadaşlarımla da birçok yere gitme şansım oldu.

FIRINDA SÜTLACA VE BAKLAVAYA BAYILDIM

Yemekleri denemişsinizdir mutlaka, beğendiniz mi Türk mutfağını?

- Restoranlarda ne varsa hepsini denedim diyebilirim. Ayrıca sadece ben değil, Almanya’dan gelen arkadaşlarım da Türk yemeklerini çok sevdi. Çok sağlıklı görünüyor ve çok da lezzetliler. Ama ben en çok tatlıları sevdim.

Hangi tatlıları?

- Özellikle fırında sütlaca ve baklavaya bayıldım.

Türkler’i sevdiniz mi peki? Sizi iyi ağırlayabiliyor muyuz?

- Türkler çok iyi insanlar. Sıcakkanlılar, sokakta gördükleri zaman selam veriyorlar. Almanya’dakiler gibi değiller. Dükkânlarda “merhaba” diyorlar, “nasılsın” diye soruyorlar.

Set arkadaşlarınızla ilişkileriniz nasıl?

- Çok iyi. Çoğu sahnem Erkan Petekkaya’yla. O bence 360 derece bir adam, etrafında olup biten her şeyi görebiliyor. Her şeyi kontrol altında tutabilmesinden çok etkilendim. Tabii çok da iyi biri. Setten birçok arkadaşım var, birlikte dışarı çıkıp geziyoruz.

HER GECE ‘YAPILACAKLAR LİSTEME’ BAKIYORUM

Gelecek planlarınız neler? “Bunu mutlaka yapacağım” dediğiniz bir şey var mı?

- Aslında benim yapmak istediklerimi yazdığım bir listem var, onu yatağımda saklıyorum. Her gece uyumadan önce bakıyorum.

Bu listedeki maddelerin birkaçını öğrenebilir miyiz?

- Oyunculuk, oyunculuk, oyunculuk… Birçok deneyim kazanmak, bir aileye sahip olmak, çocuk sahibi olmak…

Erkek arkadaşınız var mı?

- (Gülüyor) Bu konu biraz karışık!

NICOLE KIDMAN’A BENZETİLİYORUM

Kendinize örnek aldığınız oyuncular var mı?

- Bana ilham veren birçok oyuncu var. Bunlardan biri Tom Cruise. O bulaşıkçıdan milyonere kadar birçok rolü oynayabiliyor. Çok disiplinli ve yaratıcı. Meryl Streep inanılmaz bir oyuncu. Johnny Depp ve Nicole Kidman da öyleler.

Nicole Kidman demişken, size daha önce ona çok benzediğinizi söyleyen olmuş muydu?

- Çok çılgınca ama evet, birçok kişiden bunu duydum. Biliyor musunuz, Tom Cruise’la Nicole Kidman’ın bir zamanlar evli olduklarını öğrendiğimde inanamamıştım! (Gülüyor)

  • Eyl
  • 17
  • 2010

Öyle Bir Geçer Zaman Ki 2.Bölüm Özeti

Ali ile Cemile arasında Carolin kavgası

Kanal D’nin ilk bölümü geçtiğimiz hafta ekrana gelen izleyicilerden tam not alan, “Öyle Bir Geçer Zaman Ki” adlı dizisi, bu akşam da temposu yüksek, duygu yüklü bir bölümle ekrana geliyor.
Yapımcılığını D Productions’ın üstlendiği, yönetmenliğini Zeynep Günay Tan’ın yaptığı, senaryosunu Coşkun Irmak’ın yazdığı, başrollerini; Erkan Petekkaya, Ayça Bingöl, Yıldız Çağrı Atiksoy, Farah Zeynep Abdullah, Aras Bulut İynemli, Emir Berke Zincidi, Mehmet Sezai Gürhan, Nilperi Şahinkaya, Meral Çetinkaya, Şenay Aydın, Dila Akbaş, Ferit Kaya, Mete Horozoğlu, Wilma Elles, Yeliz Kuvancı, Zeyno Eracar Okdemir ve Salih Bademci’nin paylaşlaştıkları “Öyle Bir Geçer Zaman Ki” bu akşam 2. ve yeni bölümü ile ekrana geliyor.

Ali ile Cemile arasında Carolin krizi sonunda patlak verir.
Cemile, yuvasını korumak için kayınvalidesi ile birlikte harekete geçer. Ancak Carolin’in de Ali’den vazgeçmeye niyeti yoktur.

Cemile, sonunda dayanamaz ve Ali’ye Carolin’i sorar. Ali, önce inkâr etmeye kalkışsa da, gerçeği itiraf etmek zorunda kalır. Karı – koca arasında patlak veren bu kavgaya çocuklar da istemeden kulak misafiri olur. Cemile, kocasına resti çeker. Köşeye sıkışan Ali, çareyi gemiye sığınmakta bulur. Eve gelmez, arıza yaptığı için seferi geciken gemisinde kalmaya başlar. Sinirlerine hakim olamayan Ali, telefonda Carolin ile de tartışır. Karısı ile sevgilisi arasında kalan kaptan, bir türlü ne yapacağına karar veremez. Okulda da sular durulmaz. Berrin, Ahmet’i polis baskınından kurtarmak için onun dağıttığı bildirileri kendi çantasında saklar. Bu kez de o tehlikededir. Aylin ise sınıf arkadaşına uyarak okuldan kaçar ve bir partiye gider. Ali’nin yabancı bir kadın ile yasak aşk yaşadığı abisi ve yengesinin de kulağına gider. İkili bu fırsatı kaçırmaz. İğneli ve kinayeli laflarla bozulan huzuru iyice kaçırırlar. Devreye Hasefe Ana girer. Ali evine döner ve bütün aile Cemile’lerdeki yemekte biraraya gelir. Ancak onları bir sürpriz beklemektedir.

Yapım : D Yapım
Koordinatör : Lale Eren
Yönetmen : Zeynep Günay Tan
Öykü ve Senaryo : Coşkun Irmak
Proje Tasarım : Vural Yaşaroğlu
Öykü Geliştirme ve Tretman : Gülizar Irmak
Uygulayıcı Yapımcı : Cengiz Deveci
Görüntü Yönetmeni : Sedat Yücel
İkinci Yönetmen : Deniz Koloş
Sanat Yönetmeni : Murat Güney
Sanat Yönetmeni : İsmail Durmaz
Müzik : Nail Yurtsever
Tarih Danışmanı : Asaf Güven Aksel
Oyuncular : Ali; Erkan Petekkaya, Cemile; Ayça Bingöl, Carolin; Wilma Elles, Berrin; Yıldız Çağrı Atiksoy, Mete; Aras Bulut İynemli, Aylin; Farah Zeynep Abdullah, Osman; Emir Berke Zincidi, Hasefe; Meral Çetinkaya, Soner; Mete Horozoğlu, Balıkçı; Orhan Alkaya, Kemal; Mehmet Gürhan, Neriman; Zeyno Eracar, Mesude; Nilperi Şahinkaya, Ayten; Dila Akbaş, Ahmet; Tolga Güleç, Hakan; Salih Bademci, Kürşat; Ferit Kaya, Meral; Simay Küçük, Necati; Sercan Badur, İnci; Yeliz Kuvancı, Amina;Şenay Aydın

Yayın Tarihi : 21 Eylül Salı/ 2010
Yayın Saati : 20.00